Otel yatırımcısı tecrübeli genel müdür istemiyor
Otel yatırımcısı artık belli bir yaşı aşmış, hatta emekli olmuş genel müdürlerle çalışmak istemiyor. İlk bakışta bu sadece bir tercih gibi duruyor ama aslında bunun altında daha farklı nedenler var. Mesele yaş değil, kontrol meselesi.
Tecrübeli bir genel müdür kolay yönetilen bir kişi değildir. Deneyimlerinden kaynaklı kendi doğruları vardır, gerektiğinde itiraz eder, otel sahibinin hoşuna gitmeyecek şeyleri de söyleyebilir. Çünkü işin bir noktadan sonra yatırımcı yönetimin kendi kontrolünden çıkacağını düşünüyor. Bu yüzden yatırımcılar daha uyumlu, daha esnek, daha az itiraz eden genel müdür profillerine yöneliyor.
Ama işin diğer tarafı pek konuşulmuyor. Her gün yüzlerce yeni otel açılıyor. Yatak kapasitesi büyüyor ama aynı hızda yönetici yetişmiyor. Alttan gelen bir kadro var, evet, ama çoğu henüz hazır değil. Deneyim eksik, saha tecrübesi sınırlı. Gençlerin büyük kısmı operasyonun içinden geçmek istemiyor. Herkes masa başı iş, iyi bir unvan ve hızlı yükseliş peşinde. Kısa sürede yönetici olmak istiyor ama iş sorumluluk almaya gelince aynı istek yok.
Bir iki sene bir otelde çalışıp kendini hazır hisseden çok kişi var
Bir iki sene bir otelde çalışıp kendini hazır hisseden çok kişi var. Sonrasında beklenti hemen şeflik, müdürlük, yöneticilik. Bu hızla, bu temelle güçlü genel müdür yetişmesi zaten zor. İstisnalar var mı? Elbette var. Ama genel tabloyu değiştirecek sayıda değil.
Genel müdürlük dediğimiz şey üç dengeyi aynı anda başarılı olarak kurabilmektir: misafir memnuniyeti, çalışan memnuniyeti ve yatırımcı memnuniyeti. Bu üçünden biri aksadığında sistem zaten çöküyor, sorunlar başlıyor.
Bugün birçok yeni müdür, yatırımcının isteklerine tâbi oluyor
Bugün birçok yeni müdür, yatırımcının isteklerine tâbi oluyor. Çünkü yatırımcı artık daha fazla gelir görmek istiyor. Satış, gelir-gider, kârlılık… Bunlar doğal olarak ön plana çıkıyor. Ama bu odak konusu diğer yandan çalışan tarafını zayıflatıyor. Çalışan memnuniyetinin ihmal edilmesi pek de önemli gibi görülmüyor : sürekli personel değişimi, istifalar, oturmayan ekipler. Zaten alt kadro bulmak zor. Bir de sürekli değişim olunca işletme ne sistemi kurabiliyor ne de var olanı iyileştirebiliyor.
Bir başka gerçek daha var. Yıllarını bu işe vermiş, ciddi tecrübesi olan birçok genel müdür artık ya yurt dışında çalışıyor ya da sektöre küsüp evde oturuyor. Yatırımcı profili çok çok değişti. Sektör dışından gelen yatırımcı sayısı inanılmaz arttı ve bu profil daha farklı beklentilerle geliyor. Her sahneye yeni gelen yatırımcı, karlılığın çoğalması açısından öncekinden daha yaptırımcı ve agresif hareket ediyor. Daha düşük maliyet, daha hızlı sonuç ve daha fazla kontrol istiyor.
Tecrübeli bir genel müdür ise, çoğu zaman yatırımcının beklentilerine tam uymuyor
Tecrübeli bir genel müdür ise, çoğu zaman bu beklentilere tam uymuyor. Maaşı yüksek bulunuyor, kendi ekibini kurmak istiyor, kararları sorgulayabiliyor. Bu da yatırımcıda “kontrol bende mi?” sorusunu doğuruyor. Hatta bazı durumlarda müdür, yönetici gibi değil de ikinci bir güç odağı gibi görülüyor. Açıkça söylemek gerekirse kıskançlık, çekişme başlıyor, yatırımcı kendi kendine soruyor “ otel benim mi , müdürün mü ?
Birçok yatırımcı müdürle çalışmak istemiyor. Sebep basit: maliyet artıyor ve kontrol azalıyor. “Ben yönetirim” yaklaşımıyla ilerleniyor ama aynı anda hem yönetip hem denetlemeye çalışınca ortaya çıkan şey genelde verimlilik değil, karmaşa oluyor.
Yatırımcı, otelini teslim edeceği kişiye güvenmek istiyor ama kontrolü de bırakmak istemiyor
Bir de güven meselesi var. Yatırımcı, otelini teslim edeceği kişiye güvenmek istiyor ama kontrolü de bırakmak istemiyor. Bu ikisi bir arada olmayınca işletmelerde iki başlı yapı oluşuyor. Karar kimde, sorumluluk kimde belli değil.
Otelcilik tek başına yapılacak bir iş değil. Bu bir ekip işi. Yatırımcı da bu ekibin içinde, yönetici de, çalışan da. Denge kurulmadığında sistem işlemiyor. “Ben yatırımı yaptım, karışmam” demek de çözüm değil, her şeye müdahale etmek de.
Sonra dönüp aynı soruyu soruyoruz: Neden iyi genel müdür bulamıyoruz?
Belki de sorun bulamamak değil. Gerçekten iyi bir genel müdürle çalışmaya ne kadar hazır olduğumuz…
Özet olarak otel yatırımcısı genel müdürden ne istiyor?
- Yatırımcılar tecrübeli ve deneyimli müdürlerle kaprisli ve Egolu diye çalışmak istemiyor. Aslında onların isteklerini yerine getiremeyeceklerinden çekiniyorlar.
- Genel müdüre fazla maaş vermek istemiyor.
- Yeteri kadar iş kovalamıyor. İşle ilgilenmiyor.
- Yaptığı işleri gereksiz gibi görüyor çünkü yatırımcının odak noktası para kazanmak.
- Genel müdür satış odaklı olmalı ve gelir-giderlere de hâkim olmalı diye düşünüyorlar.
- Kâr odaklı ve memnuniyet odaklı olmalı
- Eksikleri ve yapılacakları birbirleri ile konuşmak çözüm bulmak yerine, bazı yatırımcılar da müdürü rakip olarak görüyor.
- Butik otel yatırımcısı müdürle çalışmak istemiyor. Çünkü gelir dengesi bozuluyor.
- Yatırımcı otelin başarısını dile getirip, müdürü şımartmak istemiyorlar, bu yüzden hiçbir yatırımcı işlerin iyi gittiğini söylemiyor…
- Otelin başına geçen kişiye güvenemiyorlar.
- Otel onların bebeği gibi ondan ayrılmak istemiyor böyle olunca işletme içinde iki başlı yönetim oluşuyor.
Otelcilik bir takım oyunudur. Hep birlikte kazanılır. Buna yatırımcı da dahil. Yatırımı yaptım ben karışmam diyen olursa o zaman kenara geçip hiç karışmamalı yönetime.
@AykutBakay
Bu yazım 26.03.2026 tarihinde TurizmAktuel dergisinde yayınlanmıştır.

