spot_img

İnşaat aşkı otelciliği bitiriyor

Türkiye’de turizm “Arsa var, hemen otel yapalım.” zihniyetinde tam hızla devam ediyor.

Garip olan şu… Bu karar çoğu zaman veriye bakılarak değil, hisle alınıyor. “Turizm büyüyor, biz de girelim” mantığıyla. İlk bakışta mantıklı geliyor ama işin içine girince öyle olmuyor.

Son birkaç yılda otel yatırımlarında inanılmaz ciddi bir artış var. Resmi verilere bakınca durum daha net: 2025–2026 döneminde Türkiye’de 300’ün üzerinde yeni otel açılması planlanıyor. Bu da yaklaşık 30 binin üzerinde yeni oda, 70 bin civarı yatak demek. Yani aslında mesele “ zaten yüzlerce otel yok muydu ?” sorusunu sorarken birden karşımıza “ fazla değil mi bu kadar otel ?” sorusuna dönüyoruz.

İşin ilginç tarafı, bu yatırımların büyük kısmı aynı bölgelerde yoğunlaşıyor. Ağırlıklı İstanbul, Antalya ve Ege … Herkes aynı pastaya çatal atıyor. Sonra ne oluyor? Doluluk artmıyor, fiyatlar düşüyor. Çünkü yeni gelen her otel pazara “ben daha ucuzum” diye giriyor. Ya da ben daha kaliteliyim… Kimse açık açık söylemiyor ama sektörün içinde ciddi bir fiyat baskısı var.

Yeni girenler heyecanlı, çıkanlar keyifsiz!

Son dönemde şunu görmeye başladım. Bir yanda yeni açılan oteller, diğer yanda sessizce satışa çıkanlar. Aynı bölgede, bazen yan yana. Biri heyecanla giriyor, diğeri yorgun şekilde çıkmaya çalışıyor. İnanılmaz bir devir daim var. Herkes kazanıyor gibi görünse de, herkes aynı ölçüde kazanamıyor.

Otel yapmakla otel işletmek hâlâ karıştırılıyor. Beton dökmek kolay, markayı yaşatmak zor. Bugün satışa çıkan birçok otelin hikâyesi benzer. Yatırım yapılmış, açılış güzel, ilk sezon idare eder… sonra işler yavaş yavaş zorlaşmaya başlıyor. Çünkü operasyon başka bir disiplin. İnsan kaynağı, maliyet yönetimi, satış kanalları… Bunlar inşaatla öğrenilmiyor.

Turizm gerçekten büyüyor. Türkiye 2025 yılında yaklaşık 64 milyon turist ağırladı. Rakam güçlü… Turist sayısı artıyor diye otel sayısı aynı hızda artmak zorunda değil. Çünkü önemli olan sadece gelen kişi sayısı değil, o kişinin nerede kaldığı, ne kadar harcadığı ve kaç gece konakladığı.

İnşaat tarafı hâlâ cazip görünüyor, çünkü somut. Elle tutulur bir şey yapıyorsun. Direk satıyorsun. Ama otelcilik dediğin şey, en çok görünmeyen tarafıyla zor. Ve genelde o kısım en az planlanan kısım oluyor. Otel inşaatını yapmakla her şey bitmiyor.

Bugün turizmde kazananlar en çok otel yapanlar değil. Doğru ürünü, doğru yerde, doğru şekilde işletenler.

Geri kalan hikâyeler ise genelde aynı yerde bitiyor… “Satılık otel” ilanlarında.

Bu yazım 6.4.2026 tarihinde Turizm Yatırım Haber internet sitesinde yayınlanmıştır.

Turizm Yatırım Haber Logo

 

RELATED ARTICLES

Most Popular

spot_img